Gümüş Suite & Spa Otel
3. Hafta – Kehaneti Sahiplenen Kent: Kolophon’un Akıl ve Güç Dengesi
Klaros’un sözünü kim aldı, kim uyguladı, kim korudu?
Kehanet tek başına hüküm sürmez.
Onu sahiplenen bir kent, uygulayacak bir irade ve koruyacak bir güç gerekir.
İyonya’da bu rolün adı: Kolophon.
Sahiplenme, kehaneti “uygulamak” değildir.
Sahiplenme:
Klaros konuşur.
Ama konuşulanın arka planını Kolophon kurar.
Kolophon, askerî geleneği, aristokrat yapısı ve siyasal ciddiyetiyle tanınırdı.
İşte bu yüzden Klaros’un kehaneti, Kolophon’un gölgesinde ağırlık kazanırdı.
Bir kehanet Kolophon’a ulaştığında şu sorular sorulurdu:
Kolophon kehaneti test eder,
uygulanabilirliğini tartar,
sonra siyasi gerçekliğe dönüştürürdü.
Bu, kehaneti zayıflatmaz; güçlendirirdi.
İyonya’da büyük hata, “İnanç aklı bastırır” sanmaktır.
Kolophon’da denge şuydu:
Bu denge bozulursa:
Kolophon bu dengeyi koruyan merkezdi.
Bu iki merkez arasında:
Klaros’un itibarı Kolophon’u güçlendirir,
Kolophon’un gücü Klaros’u korurdu.
Ne teokrasi, ne askerî diktatörlük.
Dengeli bir iş bölümü.
Kolophon’un farkı şuydu: Kehaneti alıp arkasına saklanmazdı.
Eğer karar yanlış çıkarsa:
Bu tavır Kolophon’a itibar kazandırdı.
Bu yüzden Kolophon’u görmeden Klaros anlaşılamaz.
Bu yüzden kehanet, akıl ile evlenmeden hüküm süremez.
Klaros’un sesi yankı yapar.
Ama yankının duvara çarpıp geri dönmemesi için
bir kente ihtiyaç vardır.
Kolophon işte o duvardır:
Sessiz, sağlam, yük taşıyan.
WhatsApp ile İletişime Geçin